sarıyer 2
Haber Detayı
01 Şubat 2019 - Cuma 17:45 Bu haber 1440 kez okundu
 
CHP'li Başarır: Boğazlar tehlike altında
CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kılavuzluk ve römork hizmetleri için yabancı şirketler dahil özelleştirmeye açılmasının tehlikelerine dikkat çekerek, konuyu meclis gündemine taşıdı.
ÇEVRE Haberi
CHP'li Başarır: Boğazlar tehlike altında

CHP’li Başarır önergesinde, “31 Aralık 2018 tarihinde çıkarılan “Kılavuzluk Ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği ile  bu zamana kadar hiç yapılmayan, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının söz konusu hizmetler adına özelleştirildiğini ve bu durumun ülke ve halkın güvenliğini tehlikeye atmak olduğunu belirtti.

Başarır önergesinde;
“Boğazlardan geçen gemilere kılavuz kaptan verilmesinin yanı sıra gemileri itme ya da çekme hizmeti veren römorkörlere de ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle boğazlardaki aşırı akıntı göz önüne alındığında römorkör hizmeti kaçınılmaz olmaktadır.
OdaTv adlı internet haber sitesinin, söz konusu yönetmeliğin önemi hakkında verdiği haberdeki rakamlara göre, 2017 yılında İstanbul Boğazı’ndan 42 bin 978, Çanakkale Boğazı’ndan ise 44 bin 615 gemi geçiş yaptı. Bu gemilerin 13 bin 732’sini ise, LNG, LPG ve ham petrol tankerleri oluşturdu. İstanbul Boğazı’ndan geçen 24 bin 146, Çanakkale Boğazı’ndan geçen 19 bin 925 gemiye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından kılavuz kaptan hizmeti verildi. Ve 2017 yılında devletin kasasına, sadece Boğazlar’daki bu hizmetlerden 312 milyon 11 bin 630 lira para girdi. 2018 yılında bu rakamın daha da yükseldiği ve Türkiye genelindeki hizmetler düşünüldüğünde rakamın milyarları bulabildiği belirtilmektedir.

Türkiye’deki kılavuz kaptanlık ve römorkörlük hizmetleri geçmişten beri, kamu kuruluşlarının görev alanındaydı. Bu hizmeti veren kamu kuruluşlarının olmadığı yerlerde bu hizmetin sağlanması için özel kuruluşlara izin verildi.  Ancak İstanbul ve Çanakkale boğazları, önemleri bakımından özelleştirmenin dışında tutuldu. 

Ancak, yayımlanan yeni yönetmeliğin 7. maddesine göre, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarındaki Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından, herhangi bir lisanslı kuruluşa, yabancı şirketlerde dâhil olmak üzere kılavuz kaptanlık ve römorkörlük hizmetleri verilebilmesinin önü açılmış oldu. 

 Yeni Yönetmelik madde 6/9’a göre Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün Boğazlardaki bu hizmetlerle ilgili hizmet alımına gitmeyip, hizmetleri kendisinin vermeye devam edeceğini varsaysak bile, madde 11 gereği Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, vermekte olduğu kılavuzluk ya da römorkörcülük hizmetlerinin birinden vazgeçmek zorunda bırakılmıştır.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yapılan bu hatayı düzeltmek için her ne kadar genelge yayınladıysa da mevcut yönetmelik yeni haliyle yürürlüktedir” açıklamalarına yer vererek şu soruların yanıtlanmasını istedi:
Ülkemiz için son derce önemli olan İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının, bunca yıl sonra yabancı şirket dâhil olmak üzere kılavuz kaptan ve römorkör hizmetleri için özelleştirilmeye açılmasını gerekçeleri nelerdir?  Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği hangi ihtiyaçtan dolayı yayımlanmıştır?
 LNG, LPG ve ham petrol yüklü gemilerin zaman zaman boğazlarımızdan geçtiğini düşündüğümüzde, çıkarmış olduğunuz yönetmelikle ülke güvenliği tehlikeye atmış olmuyor musunuz?
Dünya ticareti için stratejik öneme sahip boğazlarımızın kılavuzluk ve römork hizmetlerini özelleştirmeye açmak hangi aklın ürünüdür?
Yayımlamış olduğunuz, “Kılavuzluk Ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği” ile boğazlarımızın egemenliği, kim ya da kimlere teslim edilmesi düşünülmektedir?
Sadece 2017 yılında, boğazlarımızdan geçen gemilere verilen hizmet karşılığı 312 milyon TL devletin kasasına girmişken, söz konusu hizmeti özelleştirmek hangi mantıkla bağdaşmaktadır?
Resmi gazetede yayımlanan söz konusu yönetmelikten sonra yayınladığınız genelgenin amacı gelen tepkileri az da olsa dindirmek midir? Bu genelgenin yönetmeliğin üzerinde olamayacağını bilmiyor musunuz?
“Kılavuzluk Ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği’nde değişiklik yapmak için size daha üst makamlardan yazılı ya da sözlü talimat gelmiş midir? Gelmiş ise kim ya da kimlerden gelmiştir?
Yayımlanan ilgili yönetmelik gereği, boğazlarımız, dolayısıyla ülke güvenliğimiz tehlike altına girdiğinde bunun sorumlusu kim ya da kimler olacaktır?
Ülkemizin ve halkımızın güvenliği için söz konusu yönetmeliği eski haline dönüştürmeyi düşünüyor musunuz?
Tank Palet Fabrikasının özelleştirilmesi kararından sonra böylesine tehlikeli bir yönetmeliğin yürürlüğe sokulması tesadüf müdür?

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı